kadın hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Her Alti Kadindan Birinin Derdi



Her 6 kadından birinde vajinal bölgede aniden başlayan ağrı, yanma, batma ve kaşıntı ile kendini gösteren nedeni kesin olarak belirlenemeyen ''Vulvadini'' hastalığı görüldüğü belirtildi.

Hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavinin bulunmadığını ifade eden Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) 2. Başkanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ali Baloğlu, antidepresanlar ve ağrı kesici kremlerin kullanılabileceğini kaydetti.

Doç. Dr. Ali Baloğlu, tıpta 'Vulvadini' diye bilinen hastalığın vajina ve çevresinde görülen, zamanla kronikleşen bir hastalık olarak tanımlandığını vurgulayarak, "Dünya genelinde hastalığın görülme sıklığı yüzde 16-18'dir. Her 6 kadından biri, yaşamının bir döneminde, vajinal bölgede ağrı, yanma, batma ve kaşıntı şikayetleriyle hekime başvurmaktadır. Birçok kadın ise bu durumu saklamakta ve hekime başvurmamaktadır" dedi.

TAMAMEN YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

Vulvadini hastalığında şikayetlerin yeri ve derecesinin gün içerisinde dalgalanmalar gösterdiğini ifade eden Baloğlu, ağrıların kalıcı, dönemsel, yaygın ya da bölgesel olabileceğini söyledi. Baloğlu, Vulvadini'ye etki eden birçok faktörün olduğunu ancak kanıtlanmış bir neden bulunamadığını belirterek, vajinal bölgedeki sinirlerde zedelenme, mantar enfeksiyonlarına karşı aşırı hassasiyet, ped ve tuvalet kağıdı gibi çevresel faktörlere karşı alerji, idrar ve bölgedeki kasların yapısının en önemli etkenler olduğunu kaydetti. Hastalığı tamamen ortadan kaldırıcı bir tedavinin bulunmadığını ancak dönemsel olarak şikayetlerin giderilmesini sağlayan tedavilerin yapılabildiğini ifade eden Baloğlu, tedavide özellikle sakinleştirici özelliği olan antidepresanların kullanıldığını söyledi.

Baloğlu, antidepresanların hastalığa bağlı gelişen psikolojik bozuklukları önlediğini, sinir ve kas sisteminde rahatlama sağladığı için ağrılı bölgede gevşemeye neden olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Antidepresanlar, bu ve benzeri nedenlerden dolayı diğer krem ya da ağrı kesicilerden daha etkilidir. Bununla birlikte çeşitli ağrı kesici kremler, mantar ve enfeksiyon tedavisinde kullanılan antibiyotikler, adalelerin rahatlaması için fizik tedavi uygulamaları ve psikolojik davranışsal terapi yöntemleri uygulanmalıdır. Tedaviler, tek tek değil bir arada uygulanmalıdır. Bu yöntemlerle hastalığın tedavisindeki başarı oranı yüzde 60'ı geçmemektedir."

CERRAHİ TEDAVİ MÜMKÜN

Baloğlu, bu yöntemlerden sonuç alınamadığı durumlarda cerrahi yöntemin de bir seçenek olduğunu ifade ederek, "Ağrılı bölge ameliyatla çıkartılıyor ancak bu yöntemde de hastaların yüzde 10'unda bir süre sonra hastalık tekrarlıyor" diye konuştu.

Cerrahi müdahale sonrasında fiziksel bir deformasyonun da söz konusu olduğunu dile getiren Baloğlu, operasyon sonrasında hastaya psikolojik destek verilmesi gerektiğini söyledi. Baloğlu, hastalığın kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğine, sosyal yaşamdan, iş hayatından koparabildiğine ve cinsel yaşamdan uzaklaştırabildiğine dikkati çekerek, bu ve benzeri kısıtlamaların kadında güven kaybına yol açabildiğini kaydetti. Vulvadini hastalığına bağlı olarak cinsel yaşamında sorun yaşayan, bu nedenle eşinden uzaklaşan birçok kadının aile düzeninin bozulduğunu belirten Baloğlu, aktif yaşamdan kopan kadının bir süre sonra içine kapanmaya başlayabileceğini, öz güvenini yitirebileceğini söyledi.

ÖNERİLER

Vulvadini hastalığından korunmak için genital bölgenin çok sık yıkanmaması, temizlikte sabun kullanılmaması, bölgenin yıkandıktan sonra iyice kurulanması gerektiğini anlatan Baloğlu, şu önerilerde bulundu:

"- Parfümlü tuvalet malzemeleri kullanmayın,
- Genital bölgeye asla sprey ya da parfüm sıkmayın,
- Çamaşırlarınızı yıkarken daha önceden bilmediğiniz deterjanları kullanmayın,
- Yüzde 100 pamuklu iç çamaşırı tercih edin,
- Tayt giymekten kaçının,
- Sürtünmeye neden olacak bisiklete binme gibi aktivitelerden mümkün olduğunca uzak durun,
- Gece yatarken mümkünse iç çamaşırı ve pijama altı giymeyin."

Kucuk Kizda da Kadin Hastaligi Olabilir



Küçük kızınıza bir kadın hastalığı yakıştırmak istemeyebilirsiniz. Hiç bir anne de böyle kabus görmek istemez ama en küçük belirtiyi ciddiye almayı ihmal etmeyin

Küçük bir belirtinin bile ciddiye alınması gerektiğini söyleyen Jinekolog Mete Bostancı, tedavi edilmeyen vajinal sorunların kısırlığa dahi neden olabildiğini söyledi..

Normalde adet dönemiyle birlikte ortaya çıkan genital akıntı, küçük yaştaki kız çocuklarında hatta bebeklerde bile görülebiliyor. Genital akıntı kimi zaman annebabaların aklına dahi gelmeyecek nedenlerden ötürü oluşabiliyor. Oyun ya da mastürbasyon amaçlı vajenine yabancı cisim sokan kız çocuklarında, şiddetli akıntı oluyor. Bu gibi durumlarda ailenin, acilen bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Suadiye Kliniği'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı, kız çocuklarında görülebilen genital akıntı ile ilgili soruları yanıtladı:

KAŞINTI SORUN BELİRTİSİDİR

* Çocuklarda kadın hastalığı görülebilir mi?
Genital akıntı olabilir ve aileler en çok bundan korkar. Ne yapacaklarını bilemezler. Bu ıslaklık adet döngüsünün normal bir parçasıdır. Normal genital akıntı berrak, kokusuz, yumurta akı görünümünde ve yapışkandır. Kaşıntı ve bir başka soruna yol açmaz. Bu akıntıların en belirleyici özelliği; uzun süre mesela 1-2 yıl aynı şiddette ve karakter değiştirmeden devam etmeleridir. Adet dönemi yakınlaşınca bazen hormonların etkisi ile akıntının rengi koyulaşıp, hafifçe renklenebilir. Bunlar dışındaki tüm akıntıları muayene yapılıp tanı konuncaya dek hastalık belirtisi olarak kabul etmek ve vakit geçirmeden doktora başvurmak sağlık açısından önemlidir.

ÖLÜME BİLE YOL AÇAR!
* Erken yaşta görülen genital akıntının başlıca sebebi nedir?
En erken yaş olarak doğumu takip eden birinci ay içerisinde akıntı ve hatta hafif bir kanama görülebilir. Gebelik sırasında anneden bebeğe geçen hormonların etkisiyle ortaya çıkan bu durum, tamamen fizyolojik niteliktedir. Erken yaşlarda henüz vajinanın doğal bağışıklığı oluşmadığından, kolaylıkla her çeşit enfeksiyon bu bölgede yerleşerek akıntıya sebep olur.

* Erken görülen genital akıntı, menopoza yol açar mı?
Bu yaşlarda görülen genital akıntılar, erken regl olmak ya da erken menopoz gibi durumlara yol açmaz. Ancak her iki duruma da yol açabilecek bazı hastalıkların erken dönem belirtileri olarak görülebilirler. Ayrıca bazı kanserlerin erken bulguları arasında da genital akıntılar yer alır.

* Aileler akıntının farkına nasıl varabilir?
Fizyolojik akıntının en belirgin özelliği; uzun süre aynı şiddet ve karakterde devam etmesidir. Bu yüzden yeni ortaya çıkan ya da giderek şiddetlenen ve bol miktardaki akıntılar önemlidir. Patolojik akıntılar ise; kötü kokulu ve koyu kıvamlıdır. Sarıyeşil renkli olurlar, köpüklü bazen de süt kesiği şeklinde görülürler. Kaşıntı, idrar yanması, kasık ve bel ağrısı gibi şikayetler; bu tür akıntılara eşlik eder,

* Akıntının fark edilmemesi nasıl bir sonuca yol açar?
Belirtiler akıntıyla başlıyor. Daha sonra ateş ve idrar yolu enfeksiyonları oluşuyor. Ardından bu enfeksiyon vajenden rahim ağzına, oradan yumurtalık ve karın boşluğuna kadar dayanabiliyor. Kısırlık yapabiliyor, hatta ölümle bile sonuçlanabiliyor.
* Akıntıların başlıca nedeni nedir?
Çocukluk yaşlarında görülen akıntıların başlıca sebeplerinden biri; vajende bulunan yabancı cisimdir. 6-10 yaş arasındaki çocuklar bazen oyun ya da mastürbasyon amaçlı bazı yabancı cisimleri vajinalarına sokabiliyor. Böyle bir durumda en önemli belirti; inatçı, kötü kokan ve renkli akıntıdır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında aile çocuğu mutlaka bir kadın doğum uzmanına götürmelidir.

* Yabancı cisim vajenden ameliyatla mı çıkartılıyor?
Evet; cismi ameliyatla çıkartıyoruz. Ben, bugüne kadar birçok kız çocuğunun vajinasından küçük el feneri ampulü, saç tokası, silgi, kağıt parçası gibi maddeler çıkarttım. Onlar bunu oyun amaçlı yapıyorlar ve daha sonra korktukları için sıkıntı çektikleri halde ailelerine söylemiyorlar.

* Böyle bir durumda çocukları hangi doktora götürmek gerekir?
Konuya ilgi duyan bir çocuk hastalıkları uzmanı da aileye yardımcı olabilir ancak ilk başvurunun kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir hekime yapılması çok daha doğru olacaktır. Bu tür hastalıklar ihmal edilmemelidir çünkü ilerlerlerse tüplerin tıkanmasına ve kısırlığa bile neden olabilirler. Çocuğunuzu doktora götürürken çekinmek yerine, bir uzmana gidip bu konudaki korkularınızı anlatmalısınız.
Aileler 'bekaretine zarar gelir' diye kızlarını jinekoloğa götürmüyor!
International Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Oral, ailelerin kızlarını bekaretlerine zarar geleceği korkusuyla muayeneye getirmemesinden yakınıyor. En son noktaya kadar kızlarına jinekolojik muayene yaptırmamakta direnen aileler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oral, bu konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

* Aileler jinekoloji muayenesine neden endişeli yaklaşıyor? Bakireliğin önemli olduğu ülkelerde kızlar doktora götürülmüyor, en sonuna kadar bekleniyor. Oysa, üreme çağı ile ilgili sorunların genç kızlıkta erken tanımlanması çok önemlidir. Ülkemizde ancak ciddi bir hastalığa ilişkin şiddetli ağrılar ya da kanamalar varsa doktora gidiliyor. Jinekoloji muayenesinde kızlık zarına hasar verilmiyor. Muayeneyi karın üzerinden ultarosonografi ile yapıyoruz.


GEÇ TANI KISIRLIK NEDENİ!

* Ağrılı geçen regl kanamaları hangi hastalıkların habercisi olabilir? Genç kızlarda ağrılı regl dönemi çok sık görülüyor. Ağrılı reglinin iki türü var. Birincisinde prostoglandin denilen maddeler yükseliyor ve bir süre sonra ağrılı regli kendiliğinden ortadan kalkıyor. İkincisinde ise, endometriozise bağlı ağrılı regl ortaya çıkıyor. Tıptaki adıyla endometriozis yani çikolata kistleri, en çok 13-19 yaş arası kızlarda görülüyor. Hastalık kendini ağrılı regli ile gösteriyor. Bir genç kızda sürekli ağrılı regl görülmesi, doğum kontrol haplarına ve ağrı kesicilere cevap vermemesi halinde yüzde 60 oranında çikolata kistinden şüpheleniyoruz. Adolesan dönemde bu hastalığın teşhisinde, dünyada ortalama 6 yıllık gecikme oluyor. Bu sırada da hastalık evre atlıyor. İngiltere ve Amerika'da yapılan araştırmalara göre; çikolata kisti olan kişilere ancak 5 doktora gittikten sonra tanı konuyor. Bu hastalık şiddetli regl ağrısının dışında, cinsel ilişki sırasında da ağrılara neden oluyor. Hatta kısırlık bile yapıyor.

REGL OLMUYORSA DİKKAT!

* Erken ya da geç regl kanaması ne gibi sorunlar yaratır?

Bir genç kızın koltuk altı ve genital bölgesinde tüylenme oluşmuşsa, vücudundaki yağlanma ve kalça şekline bakılarak 16-17 yaşına kadar regl olması beklenebilir. Ama söz konusu tüylenme yoksa, yağlanma ve kalça şekli de beklendiği gibi gelişmemişse, mutlaka incelenmesi gerekiyor. Regl olmamayı patolojik olarak değerlendiriyoruz. Bu; anatomik bir kusur olabilir. Bu durumda genç kızın rahminde tıkanıklık olabileceği gibi, kızlık zarı da kapalı olabilir. Beyindeki endokrin organlarının ve yumurtalıkların çalışmaması da regl olamamaya neden olur. Yumurtalıklar çalışmayınca erken menopoz ortaya çıkar. Erken regl olması durumunda yumurtalıklarında tümör oluşumuna rastlanabilir. Bu hastalıklar nedeniyle, genç kızların düzenli olarak jinekolojik muayeneden geçmeleri önerilir.


GÖBEĞİ VARSA DİKKAT
Oysa bir genç kızda regl düzensizliği varsa, şişmansa, göbeği çok yağlıysa, cildi yağlı ve aknesi varsa, tüylenme, saç dökülmesi ortaya çıkıyorsa; polikistik over sendromundan şüphelenmek gerekiyor. Bu hastalık toplumda yüzde 7 oranında görülüyor. Polikistik over sendromu, jinekolojik muayeneye genç kızları götürmeme nedeniyle atlanan ama atlanmaması gereken çok önemli bir hastalık.